Kırklareli Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Dergisi

Kırklareli Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Dergisi Kapağı
Yayıncı
Kırklareli Üniversitesi
e-ISSN
2717-9028
Başlangıç Yılı
2020
Dil
Türkçe, İngilizce
Durumu
Aktif
Dizin
Havacılık Dizini
Yayın Aralığı
Yılda 2 Sayı

Son Sayı (Latest Issue) - Yıl 2022 Cilt 3 Sayı 1

Abstract (Özet)

Mimari mirasımızın önemli bir bölümünü oluşturan geleneksel konutlarımızın korunmaları, değerlendirilmeleri sık sık gündeme gelmekte, bu konuda sempozyumlar, paneller düzenlenmektedir. Bir yandan bu çalışmalar yapılırken, halkımız henüz kültürel ve tarihi mirasımızı korumada bilinçlenmediğinden ve geleneksel konutlarda oturanların evlerini bir külfet olarak görmelerinden, ayrıca hızlı kentleşmenin de apartmanlaşmaya sebep olmasından dolayı, geleneksel konutlarımız gün geçtikçe yok olmaktadır. Halbuki geleneksel Türk evi tümü ile bir sistemler bileşenidir. Bütünsellik, merkezileşme, toplumsallık v.b. kavramlar içermektedir. Bu özelliklerinden dolayı kolayca vazgeçmememiz gereken mimari değerlerimizin başında gelmektedir. Ülkemizde yarım asırdır değer verilmeye ve tanınmaya başlayan Türk evi milli kültürümüzün sonsuz zenginlikler taşıyan bir hazinesidir. Ancak bu yapılar yapıldıkları dönemin koşullarına uygun oldukları için, günümüz insanının değişen gereksinimlerini yeterince karşılayamamaktadır. Bu çalışmada Cumhuriyet Dönemi’nde Kırklareli merkezde inşa edilmiş Burhanettin ve Mustafa İnci evi incelenmiştir. Cumhuriyet Dönemi konut mimarisi üzerinde derin araştırmalar yapılması gereken önemli konulardan birisidir ve Cumhuriyet rejiminin anlaşılmasında çok büyük bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda seçilen yapı ile ilgili araştırmalar yapılmış, tarihi bilgiler ile eski mimari çizim ve fotoğraflara ulaşılmıştır. Tüm belgeler tek tek incelenmiş, yapılan tadilat ve onarımlar sonrasında günümüzde yapının fiziki hali ve kullanım durumu ile ilgili bilgiler verilmiştir. Birkaç onarım ve düzenleme ile günümüz koşullarına uyum sağlayabilmiş olan bu yapı; yok olma tehlikesi karşısında ayakta durabilmiş ve farklı kullanım olanakları sayesinde günümüze ulaşabilmiş ender örneklerden birisidir.

Abstract (Özet)

İş güvenliği disiplini kapsamında işyerlerindeki risk düzeyleri tespit edilmektedir. Ancak tespitler genelde maruziyetlere göre objektiflikten uzak olmaktadır. İşyeri düzeyindeki mesleki risk sınıflandırmaları da aynı zamanda iş kolu veya mesleklere göre de genelleştirilebilmektedir. Riskten çok tehlike boyutu ön plana çıkartılarak sınıflandırmalar yapılmaktadır. Diğer bir deyişle tehlikenin oluşumu durumunda yaşanacak hasar, mesleki risk sınıflandırmasında belirleyici olmaktadır. Hâlbuki tehlikenin oluşumu durumunda yaşanacak risk kadar belki de daha da önemli olanıysa tehlikenin oluşma olasılığıdır. Bu çalışmada da 88 faaliyet alanına göre işgöremezlik durumu ve sürelerine dayanarak mesleki risk sıralama ve gruplama çalışması gerçekleştirilmiştir. Yapılan uygulamada SGK’nın 2017 istatistik yıllığı verilerinden yararlanılmıştır. Analiz yöntemi olaraksa temel bileşenler analizinden faydalanılmıştır. Analiz sonucunda elde edilen birinci temel bileşen skoru mesleki risk endeksi olarak kabul edilmiştir. İlk temel bileşenin varysan açıklama yüzdesi %93,36’e ulaşmıştır. Uygulamalar SPSS 24. İstatistik paket programında gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular yüksek mesleki riskin olduğu faaliyet alanlarının diğerlerine göre işyeri büyüklüğünün daha fazla olduğunu göstermektedir. En riskli faaliyet alanıysa kömür ve linyit faaliyet alanı olarak tespit edilmiştir. Hukuki ve muhasebe faaliyetleriyse mesleki riskin en az olduğu faaliyet alanını oluşturmaktadır.

Abstract (Özet)

Günümüzün çetin rekabet koşullarına uyum sağlayabilmek için örgütlerin sahip oldukları insan kaynağını en etkin şekilde yönlendirebilecek, etik bir çerçevede hareket eden ve örgütlerinde adaleti sağlayabilecek liderlere ihtiyaçları vardır. Bu çalışmada etik liderlik davranışının çalışanların iş tatmini üzerindeki etkisinde örgütsel adalet algısının aracılık rolü araştırılması amaçlanmıştır. İlk olarak, etik liderlik, iş tatmini ve örgütsel adalet kavramlarının tanımı yapılarak ilgili kavramsal çerçeveye yer verilmiştir. Araştırma kısmında ise, ülkemizde görev yapan 416 akademisyene, etik liderlik davranışları, iş tatmini ve örgütsel adalet algıları ile ilgili sorulardan oluşan anket uygulanmıştır. Aracılık etkisini ortaya koyabilmek için SmartPLS-3 modelinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler ışığında etik liderlik, iş tatmini ve örgütsel adalet arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte araştırma bulguları etik liderliğin, iş tatmini üzerindeki etkisinde örgütsel adaletin kısmi aracılık etkisinin de olduğunu da göstermektedir.