Journal of Aviation Research

Journal of Aviation Research Kapağı
Yayıncı
Maltepe Üniversitesi
e-ISSN
2687-3338
Başlangıç Yılı
2019
Dil
Türkçe, İngilizce
Durumu
Aktif
Dizin
Havacılık Dizini
Yayın Aralığı
Yılda 2 Sayı

Son Sayı (Latest Issue) - Yıl 2022 Cilt 4 Sayı 2

Abstract (Özet)

Günümüzde ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmeler neticesinde hammadde, ürün, eşya ve kişilerin yer değiştirme ihtiyacı taşımacılık sektörünün gelişiminde büyük rol oynamıştır. Özellikle havayolu taşımacılığı, verilen hizmetin hızlı ve emniyetli olması ve sunduğu rahatlık sayesinde giderek daha fazla tercih edilir hale gelmiştir. Önce ABD’de başlayan daha sonra Avrupa’da da etkisini gösteren serbestleşme hareketleri de havacılık sektörünün gelişimine katkıda bulunmuştur. Havacılık sektöründe dünyada meydana gelen gelişmelere Türkiye de kayıtsız kalmamış özellikle de 2003 sonrasında gerçekleşen gelişmelerle dünyada öne çıkan havayolu işletmeleri ile rekabete girilmiştir. Bu bağlamda sürdürülebilir rekabet için havayolu işletmelerinin yolcu tercihlerine etki eden faktörleri bilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı; havayolu tercihinde karar verme sürecine etki eden faktörlerin tespit edilmesidir. Bu doğrultuda yapılan anket çalışması Türkiye’de yaşayan ve en az bir kere uçakla seyahat eden 408 yolcuya uygulanmıştır. Elde edilen veriler konjoint analizi ile incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda önem derecesine göre havayolu seçimine etki eden faktörleri fiyat, konfor, hizmet, uçuş olanakları olarak ortaya çıkmaktadır. Yanıtlayıcıların demografik özellikleri birbirlerinden farklı olmasına karşın fiyat odaklılık çok belirgin olarak ortaya çıkmış bu durumun Covid19 ve Türkiye’deki ekonomik konjonktürle ilgili olduğu düşünülmüş daha sonra havayolu işletmesi tercihi ile ilgili çalışmaların ekonomik konjonktürle olan ilgisi ile olabileceği önerisi sunulmuştur. Ayrıca bu çalışmada yanıtlayıcıların fiyat çeşitliliğinden ziyade fiyat istikrarı beklentisinde oldukları gözlenmektedir. Bu bağlamda havayolu şirketlerinin fiyat istikrarıyla ilgili konularda dikkat etmeleri gerektiği önerisinde bulunulmuştur.

Abstract (Özet)

Doğası gereği diğer sektörlere kıyasla pek çok tehlike ile karşı karşıya olan havacılık sektöründe değişmeyen en önemli kural emniyettir. Sonuçları bakımından yıkıcı etkilere neden olan emniyetsiziliğin telafisi çoğu zaman mümkün olmaz. Bu durum ise emniyet kavramını havacılığın en kritik unsurlarından biri haline getirmiştir. Havacılık operasyonlarında temel amaç, ortadan kaldırılamayan ancak her faaliyette var olan risklerin en aza indirilmesidir. Bu bilinçle varlığını sürdüren havacılık işletmeleri emniyeti sağlamak üzere geliştirilen ortak bir sistemi bünyelerine entegre etmek zorundadırlar. “Emniyet Yönetim Sistemi” olarak adlandırılan bu sistem tek bir kişi ve birimin değil, tüm personelin benimsemesi gereken bir anlayışla yürütülmelidir. Sağlıklı bir emniyet yönetim sisteminin önemi, bu sistemin her yönüyle tanınması ve tatbik edilmesine bağlıdır. Bu kapsamda çalışmada emniyet kavramı, devamında ise emniyet yönetim sistemi yaklaşımı tarihsel süreçleriyle birlikte ele alınmıştır. Konuya ilişkin yapılan literatür taraması neticesinde emniyet yönetim sistemi kavramsal olarak incelenmiş, hem sektör çalışanları hem de araştırmacılara faydalı olacağı değerlendirilen önerilerde bulunulmuştur.

Abstract (Özet)

Türkiye, havacılık ve uzay endüstrisi içerisinde çok uzun süredir çeşitli rollerde varlık göstermektedir. Üstelik, bu varlığını istikrarlı şekilde sürdürmek ve daha da büyütmek adına da girişimlerde bulunan bir süreç içerisindedir. Gerek kamu ve/veya kamu ortaklı kuruluşlar, gerekse de özel sektördeki firmalar çeşitli düzeylerde havacılık ve uzay endüstrisi tedarik süreci içerisinde yer almaktadırlar. Özellikle geçtiğimiz on yıl içerisinde de bu endüstriye olan ilginin artmakta olduğu bilinmekte ve bu süre içerisinde çeşitli teşebbüslerin de hem fikir hem de icraat açısından ortaya konulduğu bilinmektedir. Bu anlamda Havacılık ve Uzay Endüstrisi tedarik zinciri içerisinde halihazırda tedarikçi rolüyle yer alan Türkiye’nin, üretici rolü ile de pay sahibi olmak istediği sıklıkla dile getirilmektedir. Ağırlıklı olarak “bölgesel uçak” üretimi hedefi üzerine kamuoyu ile çeşitli düşünceler paylaşılırken, güncel anlamda henüz bir girişimin olmadığı da görülmektedir. Türkiye’nin Havacılık ve Uzay Endüstrisi içerisinde çeşitli farklı roller ile var olma hedefi önemli iken, bunu gerçekleştirebilmek ve sürdürebilir kılmak esas başarı faktörü olacaktır. Bu çalışmada, Türkiye’nin endüstri içerisindeki hedeflediği rol üzerine mevcut bilgiler ve istatistikler ışığında değerlendirmeler yaparak, hedeflenen rol ve düşünceler üzerine çeşitli öneriler sunmaktadır.

Abstract (Özet)

Bu araştırmada sivil havacılık kabin hizmetleri programı öğrencilerinin sosyal görünüş kaygısı (SGK) ve yeme tutumları (YT) arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini İstanbul’da vakıf üniversitelerinde öğrenim gören 117 sivil havacılık kabin hizmetleri programı öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcılara Demografik Bilgi Formu, Sosyal Görünüş Kaygısı Ölçeği ve Yeme Tutumu Testi Google Forms aracılığı ile sunulmuştur. Analiz sürecinde verilerin normal dağılıma uygun olup olmadığı normallik analizi ile değerlendirilmiş ve normal dağılmadığı belirlenmiştir. Ölçek puanları arasında ilişki olup olmadığı Spearman Korelasyon Analizi ile incelenmiş olup bağımsız ikili grup karşılaştırmalarında Mann Whitney U Testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında Kruskal-Wallis Testi yapılmıştır. Sosyal görünüş kaygısının yeme tutumunu yordayıp yordamadığı basit doğrusal regresyon analizi ile incelenmiş olup sosyal görünüş kaygısının yeme tutumundaki değişikliğin %24.1’ini açıkladığı görülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre SGK ve YT arasında istatistiksel olarak orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=.328, p

Abstract (Özet)

Uçuş emniyeti, bir hava aracının uçuşu sırasındaki emniyet risklerini kontrol etmeye ve bu hava aracının uçuşu sırasında kaynaklanabilecek her türlü zarara karşı kişileri, kamu ve özel mülkiyeti ve çevreyi korumaya yönelik tüm düzenlemeleri ifade eder. Uçuş emniyetini sağlamaya yönelik yürütülen süreç ise uçuşa elverişlilik sertifikasyonu olarak adlandırılabilir. Tip ya da tamamlayıcı tip sertifikasına sahip bir havacılık ürününe (hava aracı, motor veya pervane) takılacak tüm parça ve cihazların da bu hedef doğrultusunda onaylı olması gerekmektedir. Bu da bir hava aracına takılacak tüm ekipmanların, onaylanmış bir tasarım standardına uygun olarak tasarlanıp üretilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Havacılıkta parça ve cihaz sertifikasyonu, üretilen parça ve cihazların ülkelerin havacılık otoriteleri tarafından yayınlanmış teknik şartnamelere uygun olarak tasarlanıp üretildiğinin belgelenerek otoriteler tarafından resmi olarak onaylandığı bir süreçtir. Bu yazıda havacılıkta parça ve cihaz sertifikasyonu kapsamında otoritelerin yürütülmesini beklediği teknik ve süreçsel faaliyetlerin anlatılması hedeflenmektedir. Ayrıca bu çalışma ile ülkemizde parça ve cihaz sertifikasyonu gerçekleştirmek isteyen firmalara ışık tutması amacıyla eksik olan Türkçe kaynak ihtiyacına da katkı sunulması amaçlanmıştır.